Alper Çelik


Tip 2 Diyabet Cerrahisi yani ileal interpozisyon ismi verilen ameliyatı yapan Doç. Dr. Alper Çelik'in biyografisine aşağıdan ulaşabilirsiniz. Yazı www.metabolikcerrahi.com adresinden alınmıştır.

Alper Çelik 26.02.1975 yılında Aksaray’da doğdu. İlkokulu İskenderun Namık Kemal İlkokulu ortaöğrenimini İskenderun İstiklal Makzume Anadolu Lisesi’nde tamamladı. 1993 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıbbiye eğitimine başladı. 2000 yılında Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi ihtisasına başladı ve 2004 yılında ihtisasını tamamladı. Alper Çelik 2005 yılında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde önce öğretim görevlisi, sonrasında Yrd. Doç. Dr. olarak öğretim üyeliği yaptı.

2007 yılında Prof. Dr. Fumio Konishi’nin davetlisi olarak Japonya Saitama Medical Center of Jichi Medical University’de clinical and research fellow olarak çalıştı. Bu sürede iki adet araştırma projesi tamamladı ve aynı dönemde Dr. Kazunori Kasama ile çalışma ve araştırma yapma imkanı buldu. 2008 yılında öncelikle Brezilya Sao Paolo Sao Camilio Hospital’de Dr. Ricardo Cohen ve Dr. Louis Berti ile çalışma olanağı buldu. Sonrasında Hindistan’da Dr. Muffazal Lakdawala ve Dr. Suren Ugale ile çalıştı. Bu sürede 1. ACMOMS (1st Asian Consensus Meeting on Metabolic Surgery) toplantısına oylama üyesi olarak katıldı.

Alper Çelik 2009 yılında askerlik görevini Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde tamamladı. Bu dönemde Etimesgut Askeri Hastanesi tarafından düzenlenen Metabolik Sendrom Sempozyumu’nda konuşmacı olarak görev aldı. 2010 yılında önce İtalya Genova’da IFSO dönem başkanı ve Obesity Surgery Dergisi’nin Şef Editörü Prof. Dr. Nicola Scopinaro’nun yanında BPD (Biliopankreatik Diversiyon) ameliyatının eğitimini aldı. Aynı yıl içinde Gaziosmanpaşa Üniversitesi’ndeki görevinden ayrılarak Universal Hospitals bünyesindeki Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde Yrd. Doç. Dr. olarak çalışmaya başladı.

Alper Çelik 2010 yılında öncelikle Hindistan Hyderabad kentinde Ileal İnterpozisyon Operasyonu ile ilgili 1. Dünya Workshop uygulamasına katıldı ve bu ameliyat ile ilgili olarak Dr. Surendra Ugale ve Dr. Aureo DePaula ile çalışma imkânı buldu. 2011 yılında Japonya’da yapılan IFSO-APC (International Federation For Surgical Treatment of Obesity and Related Disorders-Asia Pacific Chapter) toplantısında oturum başkanlığı ve konsensus konferansında oylama üyeliği yaptı. 31 Ağustos – 3 Eylül 2011 tarihleri arasında Almanya Hamburg’da düzenlenen 16. Dünya Kongresi’ne katıldı.

2011 yılı Haziran ayında Doçent olan Alper Çelik, Eylül 2011’de Universal Taksim Alman Hastanesi bünyesinde Metabolik Cerrahi Ünitesi’ni kurdu. Şubat 2012’de önce Singapur’da düzenlenen Metabolik Cerrahi Toplantısına (The Asia-Pacific Workshop on Metabolic Surgery for Type 2 Diabetes) sonra Hindistan Hyderabad’da yapılan 2. İleal interpozisyon workshop uygulamasına katıldı ve sonrasında Hindistan Bangalor kentinde yapılan Metabolik Cerrahi Konsensus Konferansı’nda Konsensus başkanlığı görevinde bulundu.

16-18 Şubat 2012 tarihlerinde İspanya Malaga’da yapılan “Diabetes Surgery BMI 24-34. How and Why” başlıklı organizasyona katıldı. 26-28 Nisan 2012 tarihlerinde İspanya Barselona’da yapılan IFSO-EC (International Federation For Surgical Treatment of Obesity and Related Disorders-European Chapter) toplantısının Metabolik Cerrahi oturumunda ve 23-27 Mayıs 2012 tarihleri arasında İzmir’de düzenlenen 18. Ulusal Cerrahi Kongresi’nde “Metabolik Sendrom ve Cerrahi Tedavisi” başlıklı oturumlarda konuşmacı olarak görev aldı.

Dr. Çelik 16 Haziran 2012 tarihinde İstanbul Taksim Alman Hastanesi’nde yapılan İleal İnterpozisyon Sempozyumu’nda düzenleyici ve konuşmacı olarak görev yaptı. Sonrasında 20 Ekim 2012 tarihinde yine Taksim Alman Hastanesi bünyesinde 1. Ulusal İleal İnterpozisyon Workshop uygulamasını başarı ile düzenledi. 2012 yılının sonlarında sırası ile önce 15 kasım 2012’de Antalya’da düzenlenen 1. Obezite ve Metabolik Cerrahi Çalıştayı, 22-23 kasım 2012 tarihleri arasında Frankfurt’ta düzenlenen 7. Frankfurter Meeting toplantısı ve 30 kasım-1 Aralık tarihlerinde Konya’da düzenlenen Obezite ve metabolik hastalıklarda cerrahi yaklaşımlar konulu sempozyumda konuşmacı olarak görev aldı.

Son olarak 6-8 Şubat 2013 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen “Excellence In Diabetes” başlıklı toplantıya katıldı. Dr. Alper Çelik iyi derecede İngilizce, orta derecede Almanca ve Japonca bilmektedir. Evli ve bir çocuk babasıdır.

ileal interpozisyon

İleal interpozisyon ameliyatı ile ilgili detaylı bilgiye aşağıdaki yazıdan ulaşabiirsiniz.

İleal İnterpozisyon terimi en özet ifade ile ince bağırsağın son kısmı ile başlangıç kısmının yer değiştirmesi işlemidir. Bu ameliyat insülin direncine neden olan hormonları devre dışı bırakıp, insülin duyarlılığını artıran hormon seviyelerini yükseltmek prensibi üzerinden işlev görür.

Sindirim sisteminin başlangıç kısımlarından Ghrelin (mide), GİP (oniki parmak barsağı) ve glukagon (pankreas) isimli insülin direnç hormonları ve ince barsağın son kısmındaki L hücrelerinden de GLP-1 adı verilen insülin duyarlılık hormonları salgılanır. Bu işlem ile asıl hedeflenen direnç hormonlarını azaltıp, duyarlılık hormonlarını artırmaktır.

GLP-1 insülin etkisini arttıran ve pankreasın insülin üretimini uyaran bir hormondur. İnce barsağın son kısmına ‘ileum’ adı verilir. İnce barsağın son kısmının,</div> yani ileum’un, cerrahi olarak taşınmasına ‘interpozisyon’ adı verilmektedir: ‘İleal İnterpozisyon’.
İleal İnterpozisyon ameliyatında sadece ince barsağın ileum adı verilen son kısmının yeri değişmiyor. Ayrıca İleal İnterpozisyon ameliyatının etkisini güçlendirecek şekilde başka hormon değişiklikleri oluşturmak amacıyla, midenin sol üst dış kısmından (fundus) bir bölüm çıkartılıyor. Midenin çıkartılan bu kısmından ‘ghrelin’ adı verilen bir hormon salgılanmaktadır. Ghrelin hormonunun iki tane önemli görevi vardır.

1) Beyin tabanında Hipotalamus olarak adlandırılan ve açlık hissini kontrol eden merkeze uyarılar göndererek açlık hissini oluşturmak.
2) Hücre içi insülin direnci.

İleal İnterpozisyon ameliyatında midenin bu kısmını devre dışı bırakılmasının bir diğer önemli nedeni daha vardır: Şayet sadece ince barsaklarda yer değişikliği yapıp mide üzerinde her hangi bir işlem yapılmaz ise “Gastrik Dilatasyon” denilen mide genişlemesi ve buna bağlı inatçı bulantı ve kusma nöbetleri görülmektedir. İşte bu 3 nedenden dolayı midenin “fundus” olarak adlandırılan sol üst dış kısmı çıkarılmaktadır.
İleal İnterpozisyon ameliyatında ince barsaktaki yer değiştirmeye ilaveten midenin fundus bölgesinin alınması ile özellikle Tip 2 Diyabette aşırı artan ghrelin hormonu düzeyleri çok düşük seviyelere iner. Bu şekilde ameliyat sonrası dönemde hastalarımız uzun süre yemek yemeseler bile çok fazla açlık hissetmemektedirler.

İleal İnterpozisyon ameliyatında midenin bir kısmının alınmasındaki temel amaç mide hacmini küçültmek değildir. Amaç, açlık hissini tetikleyen ghrelin hormonunun salgısını azaltmak ve barsaktaki yer değiştirmeye bağlı ortaya çıkabilen ve inatçı bulantı-kusmalarla seyreden “gastrik dilatasyon” durumunun engellenmesidir. Bu yüzden İleal İnterpozisyon ameliyatında, morbid obezite ameliyatı olarak yapılan “tüp mide” ameliyatından daha geniş mide bırakılır. Hastaların az yemek yemelerini sağlayan neden hormonal olarak oluşturulan yeni düzenlemedir. Bu nedenlerden dolayı İleal İnterpozisyon ameliyatı anatomik olarak ileri düzeyde bir sindirim sistemi cerrahisi olmakla birlikte, etki mekanizmaları açısından bakıldığında tam olarak bir “Metabolik Cerrahi” işlemidir.
İleal İnterpozisyon ameliyatında uygulanan her adımın bir hormonal hedefi vardır. Bu hedefler her hasta için pek çok çeşitli faktörler göz önüne alınarak değerlendirilir ve gerekirse hastanın durumuna göre değişiklikler yapılır. Bu anlamda İleal İnterpozisyon dinamik bir karar alma sürecidir.

Kaynak: http://www.metabolikcerrahi.com/ileal-interpozisyon-nedir/

ileal interpozisyon

İleal interpozisyon oniki parmak bağrısak, ince bağırsakları ve mideyle alakalı bir ameliyattır. Midenin sol tarafı kapatılarak dışarı alınır. 12 parmak barsak ve mide arasındaki bağlantı kapatılarak midenin yönü aşağı tarafa doğru çevrilir. Son olarak ince bağırsağın son kısmı ile ilk kısmı yer değiştirilir. İleal İnterpozisyon terimi en özet ifade ile ince bağırsağın son kısmı ile başlangıç kısmının yer değiştirmesi işlemidir. Bu ameliyat insülin direncine neden olan hormonları devre dışı bırakıp, insülin duyarlılığını artıran hormon seviyelerini yükseltmek prensibi üzerinden işlev görür.

Şeker Hastalığı Beslenme

Şeker hastalığında beslenme alışkanlıkları özellikle birçok kişi tarafından bilinmekte olup beslenmenize dikkat etmeli ve bunun için de çaba göstermelisiniz. Şeker hastalığı boşa geçirilecek ve dikkate alınmayacak bir hastalık değildir. şeker hastalığı ile ilgili olarak beslenme alışkanlıkları değişiklik gösterecek olup şeker hastalığı ile beslenme konusunda da ilişkili birçok durum söz konusudur. Beslenme konusunda özellikle yağlı yiyeceklerden uzak durulması gerekirken aynı zamanda da birçok besinden uzak durulması gerekmektedir. Şekerden uzak durulmalı ve şekerli yiyecekler yenmemelidir. Şekerli yiyecekler özellikle şekerli hastalara verilmez ve kullanılmaz. Dolayısı ile şeker hastalığı olan bir kişi sadece tatlandırıcı kullanabilir ve şekerden uzak durulması gerekmektedir. Şeker hastalığında son çare olan ameliyat çözümü ilke birlikte beslenme alışkanlıkları gibi durumlardan da feragat etmiş olacaksınız ve bu ameliyat sürekli yapıldığı takdirde birçok hasta da tedavi sürecinde olumlu sonuçlar alacak ve bu hastalıktan kurtulacaktır. Şeker hastalığı ile ilgili geniş bilgilere internet üzerinden de ulaşabilir ve birçok bilgiye sahip olabilirsiniz.

Şeker Hastalığı ve İdrara Çıkma

Şekerhastalığı olan kişilerde özellikle fazla idrara çıkma görülmektedir. Bu durum özellikle şeker hastası olan kişilerde fazlaca idrar durumu görülmekle birlikte fiziksel olarak bu şekilde bir reaksiyon göstermektedir. Bu reaksiyon ile birlikte aynı zamanda da fazla idrara çıkma durumu genetik bir durum olmakla birlikte şeker hastası olan kişilerde ayrıca ter basması ve sıcak basması da görülmektedir.
Şeker hastalığında son çare olan ameliyat çözümü de hastaların umut ışığı olmuş ve hastalarda bu konuda biraz rahat edeceklerdir. şeker hastalığının belirtileri arasında sayılabilecek bir durum olan idrara çıkma durumu birçok kişide gözükmektedir. şeker hastalığı ve tedavisinde bitkisel çözümler olmakla birlikte aynı zamanda da doktor tavsiyesi olan ilaç yöntemi ile birlikte bu hastalıkla baş edebilme çözümleri bulunmaktadır. şeker hastalığı ile ilgili olarak fazlaca terlemek ve idrara çıkmak şeker hastalığının belirtileri arasında bulunmaktadır. Bu gibi durumlarla sıkça karşılaşıyorsanız eğer kesinlikle bir doktor kontrolünden geçmeli ve doktorun tavsiyelerine uymalısınız. şeker hastalığı ve idrara çıkma kişiden kişiye göre değişiklikler göstermekte olup şeker hastalığı belirtileri arasında yer almaktadır.

Şeker Hastalığı ve Yaralar

Şeker hastalığı olan kişilerin özellikle dirençleri de düşük olmaktadır. Çabuk yorulabilir ve çok çabuk terlerler. Durup dururken duygusal çalkantılar yaşar ve depresyona girebilirler. Şeker hastalığının kötü yanlarından biride gözle ilgili olan kısmıdır. Şeker yükseldikçe ve dikkat edilmedikçe gözlere vurmakta ve gözler bu bakımdan zarar görmektedirler. Şeker hastalığının özellikle bilinmesi gereken belirtilerinden biride yaralar olmakla birlikte ağız kenarlarında çıkan aft şeklinde yaralar çıkmaktadır. Şeker hastalığı ve yaralar ile ilgili olarak da internet üzerinden birçok bilgiye ulaşabilirsiniz. şeker hastalığı ve yaralar ile ilgili olarak kişilerin dirençlerinin düşük olması nedeni ile birlikte oluşan bu yaralar aynı zamanda şeker hastalığınızdan da kaynaklı olmayan şekilde de ortaya çıkabilir bu durumu anlayabilmek için özellikle doktora gidilmesi şarttır. Doktora mutlaka gidilmesi gereken durumlardan biride şeker hastalığı tedavisi olup kişilerin bu konuda mutlaka dikkat etmesi gerekmektedir. dikkat edilmesi gereken hastalıkların başında olan şeker hastalığı birçok kişide baş göstermektedir. sizde eğer şeker hastalığı ile ilgili olarak tedavi süreci içindeyseniz dikkatli olarak tedavinizi sürdürmeli ve hassas davranmalısınız

Diyabet Psikolojisi


Kesin tedavisi olmadığından yaşam boyu süren bir hastalıktır diyabet. Bu nedenle hasta kadar yakınlarının da dikkat etmesi gereken bazı unsurlar vardır. Çünkü hastalara sürekli olarak tedavi uygulamak gerekir. Tedavi ile bir çok ilaç alan hastanın organları da zarar görür. Bunun sonucu hasta psikolojik sorunlar yaşar. Hatta hasta depresyona girme eğilimi bile gösterir.
Şeker hastalarında insülin olmadığından glikoz gerekli hücrelere taşınamaz. Ancak glikoz her hücreye lazımdır özellikle beyine. Çünkü beyinin tek enerji kaynağı glikozdur. Bu nedenle diyabet hastaları yeteri kadar glikoz alamayıp daha sinirli, tahammülsüz ve kişilik değişikliği gösterebilir. Uzmanlar oluşabilecek bu fiziki ve psikolojik değişiklikler hakkında hasta yakınlarını bilgilendirip, nasıl davranılacağını anlatmalıdır. Ayrıca diyabet hastalarının patronları da dikkatli olmalıdır. Diyabetli çalışanlara ara öğün mutlaka sağlanmalıdır. İş yerindekiler buna anlayış göstermelidir.
Şeker hastalarının diğer bir psikolojik sorunu da ilaçlar yüzünden alınan kilolardır. Aslında sadece psikolojik bir sorun değildir. Kilo almak fiziki bir problemdirde. Ayrıca kilo alan hasta kendisine olan özgüveni bu yüzden kaybedebilir. Özellikle ergenlik çağındaki çocuklar için dış görünüş değişimi büyük bir psikolojik sorun olabilir.